Burun damlası aşı

  • 16 Eylül 2021 09:19

Yazar : Güneri CİVAOĞLU

Kovid-19 ve varyantlarına karşı çözüm ya burundaysa?

Bilim insanları “virüsün burun yollarından bulaşmasını engelleyerek, çoğalmasını ve vücuda yayılmasını önleyecek yeni nesil aşı” üzerinde çalışıyorlar.

Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı “intranazal (burun içi)” uygulamanın en önemli avantajı şöyle:

“Buruna uygulanan bir aşının (damla) tetiklediği bağışıklık reaksiyonu, burun mukozasında lokalize oluyor.”

Virüsün girdiği yer burun.

O nedenle, solunum yollarında lokalize bir savunma oluşturarak sürecin daha başında enfeksiyonun durdurulması önemli.

“PROTEİN KOKTEYLİ”

Fransa’daki Tours Üniversitesi Araştırma Enstitüsü’nde 20 bilim insanı, burundan damlatılacak bir aşı üzerinde çalışıyor.

Bu bir “protein kokteyli.”

Kokteylin içinde -virüsün vücuda girmesini engelleyerek enfeksiyonu burunda durduran- moleküller bulunmakta.

Mutasyona uğramış ya da uğramamış diğer virüs proteinleri de kokteylin bileşimine dâhil edilmiş.

Bu özellik, “burun damlası aşının bilinen bütün koronavirüs varyantlarına etkili” olacağı umudunu vermekte.

Altın hamster

“Burun damlası aşı” projesini yürüten Bilim İnsanları Grubu’nun Başkanı Isabelle Dimier-Poisson’a göre “SARS-CoV-2 karşısındaki semptomları insanlara çok benzeyen altın hamster’lar üzerinde ilk testler” yapılmış.

Sonuçları “çok cesaret vericiymiş.”

Şöyle ki...

“Burun damla aşılı altın hamster’lara virüsler verildiğinde hiçbiri ölmemiş.”

Hatta “burun boşluklarında viral kalıntı” tespit edilmemiş.

İnsanlar üzerinde deneyler ise 2022’de başlanacak.

Site giriş kapısı

“Burun damlası aşı” araştırmaları yapan bir diğer grup da “Institut Pasteur-TheraVectys...”

Bu birimin direktörü Laleh Majlessi şöyle diyor:

“Sanki istenmeyenlerin girişini durdurmak için bir sitenin kapısına korumalar yerleştiriyor. Burun boşluklarına aşı damlalarını sitenin kapı görevlileri gibi düşünün.”

........

Dünkü Le Monde gazetesine göre, virüsle daha buruna girişte savaşmak ve yok etmek uygulaması için çalışan başka bilim grupları da var.

Bellek hücreleri

Burun içi uygulama aynı zamanda “bellek” hücreleri üreten IgA veya IgG üretimini de uyarıyor.

Bu “bellek hücreleri antikorlar” yok olduktan sonra bile solunum mukozasında mevzileniyorlar.

Daha sonra, gereğinde savaşmaya hazır nöbetçiler rolünü” üstleniyorlar.

Yani...

Bir süre sonra burun veya solunum mukozasını enfekte etmek için virüsler tekrar geldiğinde mukozadaki nöbetçiler saldırıya geçiyorlar.

İlk seferinden çok daha hızlı ve etkili oluyorlar.

Silah olarak da IgA antikorlarını kullanıyorlar.

Hafıza T-hücreleri

“Burun içi aşıların” başka bir bağışıklık taburunu daha harekete geçirdiğine işaret edelim.

Solunum mukozasında bulunan “hafıza T-hücrelerini...”

Bu hücreler saldırgan virüs tarafından enfekte olan hücrelere karşı doğrudan bir “lokal toksisite” uyguluyor.

Virüs mutasyona uğradığında bile bu T-hücreleri “virüsü tanımaya ve onunla savaşmaya” devam ediyor.

Ancak...

“Bu dokunulmazlığın süresi” henüz tam olarak bilinmemekte.

Bununla beraber...

Laleh Majlessi “Ciddi istikrara sahip olduklarına inanmak için her türlü nedenimiz var” diyor.

Öte yandan, “burun içi aşının çok düşük dozlarda bile etkili olduğu” öne sürülmekte.

Ayrıca...

Bir burun içi aşının, “sadece akciğerleri değil merkezi sinir sistemini de koruduğu” fareler üzerindeki deneylerde saptanmış.

Altın hamster’larda “intranazal (burun içi)” aşılanmış grup, “intramüsküler (kasa iğneyle)” aşılanmış veya aşılanmamış gruptan -neredeyse- 100’de bir daha az virüs bulaştırmış.

“Burun aşılarının” önümüzdeki süreçte omuz kaslarına iğneyle yapılan aşılardan sonra “güçlendirici doz” olarak uygulanması da düşünülmekte.

Benzer Haberler

Yorumlar (0)

Henüz bu haber için hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.